Our blog page

Sosyal medya kullanıcıları tahtakuruları mı?

Aytaç Mestçi uzun yıllar kurumlara sosyal medya danışmanlığı yapmış bir isim. Yeni kitabı ‘Bir Sosyal Medya Danışmanının Anıları’nda sektörde yaşadığı ilginç deneyim ve örneklere yer verirken uyarıyor: “Sosyal medya kullanıcıları tahtakuruları gibi, siz fark etmeden marka değerinizin altını oyabilir.”

İrili ufaklı hemen her firmanın sosyal medya hesabı ve danışmanı var artık. Aytaç Mestçi de bunlardan biri. Yıllarca birçok kuruma sosyal medya danışmanlığı yapan Mestçi, sektörde yaşadığı ilginç deneyimleri yazmaya karar vermiş. Pusula Yayıncılık’tan çıkan Bir Sosyal Medya Danışmanının Anıları isimli kitabı klişe tabirle ‘güldürürken düşündüren’ cinsten. Kitapta neler yok ki! Yazdıklarını denetleyemezsem korkusuyla çalışanlarına kurumsal e-posta hesabını bile çok gören bilişim firması sahibi mi dersiniz, ürettiği yeni otomobil modelinin lansmanına bir gün kala Mestçi’yi arayıp “Şu işin sosyal medya ayağını da hallediversen ya!” diyen genel müdür mü…

 

Kurumsal hesapları kim yönetecek?

Mestçi’ye göre firmaların sosyal medyaya kullanımındaki en büyük yanlışlardan biri pazarlama odaklı yaklaşımı fazlaca önemseyip işin halkla ilişkiler (PR) kısmını hafife almak. “Oysa artık birçok tüketici çağrı merkezlerini bile aramadan doğrudan sosyal medya yoluyla firmayla irtibata geçmeye çalışıyor.” diyor. Yani sosyal medyayı satıştan ziyade iletişim kanalı olarak görmek gerekiyor. Şirket içinde çalışanlara sosyal medya kullanımını yasaklamayı da doğru bulmuyor. “Bunun yerine gerekirse sınırlandırılmalı, ancak yasaklamayı doğru bulmuyorum.” diyor. Şirketlerin kurumsal sosyal ağ hesaplarına gelince bunun mutlaka alanında uzman bir kişi ya da ekip tarafından yürütülmesi gerekiyor. Burada kişisel paylaşımların yapılması firma açısından kâbus denebilecek sonuçlar doğurabiliyor. Zira daha önce Allianz Türkiye’nin Twitter hesabından atılan “Kargo’nun klibinde bi kız vardı, noldu ona?” konulu tweet ile Garanti Bankası’nın Facebook hesabından “Arkadaşlar şu sayfayı beğenelim.” iletisiyle paylaşılan arabesk sayfa faciası bunun örneklerinden…

Sosyal medya kullanıcıları tahtakuruları gibi

Birçok CEO’nun düştüğü temel yanılgılardan biri de “Benim zaten çok takipçim var, ayrıca kurumsal bir hesaba neden gerek duyayım ki!” fikri Aytaç Mestçi’ye göre. Mestçi, sosyal medya kullanıcılarını siz fark etmeden marka değerinizin içini oyabilecek potansiyele sahip tahtakurularına benzetiyor. “Markanızın en tepesindeki sandalyenizde kasıla kasıla otururken, paramparça olduğunu fark etmeden kendinizi bir anda yerde bulabilirsiniz.” diyor. Sosyal medya kullanıcılarının dilinin daha doğrusu klavyesinin kemiği yok malum. Bunu bir de örneklendiriyor kitabında. Teknoloji ve endüstriyel internetle oldukça iç içe olmasına rağmen Twitter ile ancak 2012 yılında tanışmayı başarabilen(!) General Electric firması icra kurulu başkanı Jeffrey Immelt’in “Hello Twitter” paylaşımı başına bela olmuştur. Zira bir kullanıcının “Jeffrey Immelt nasıl olur da büyükbabam senden önce Twitter’a kaydolur?” yorumu ışık hızıyla yayılır. Teknoloji sitelerinde bu olayı ti’ye alan yazı ve yorum dönmeye başlar, tabii Jeffrey Immelt ve markası için de stres dolu günler…

 

‘Beğen’ ki yardım edeyim

Aytaç Mestçi kitabında sosyal medyanın en başarılı ve başarısız kampanya örneklerine de sıklıkla yer vermiş. Mestçi’ye göre en başarısızlardan biri Onur Air’in Van depremi sonrası başlattığı kampanya. Zira deprem sonrası herkes karşılıksız yardım için koştururken, firmanın “Facebook sayfamı beğenen her iki kişi için depremzedelere 1 lira yardım yapacağım, hedefse 250 bin liralık bağış!” mealindeki teklifi sosyal medya kullanıcılarını hayli kızdırmış. Gelen tepkiler sonunda firma kampanyayı sonlandırmak zorunda kalmış.

Reklamın iyisi kötüsü…

Reklamın kötüsü olmaz derler, etikle ne kadar bağdaşır orası tartışılır. Lakin bazen bu söz isabetli çıkmıyor değil. Bunun bir örneği de iki fast food devini de ilgilendiren sosyal medya vakasında yaşanıyor. Zira Anonymous isimli hacker grubu Burger King’in Twitter adresini ele geçirir. Önce küfürler ve McDonald’s reklamları paylaşılmaya başlanır. Öyle ki McDonald’s açıklama yapıp hackleme olayıyla ilgileri olmadığını açıklamak zorunda kalır. Sonraysa işler enteresan bir şekilde hacklenme mağduru Burger King’in lehine dönmeye başlar. O dönem 83 bin takipçisi olan fast food markası ile ilgili sosyal medya kullanıcıları arasında tam 450 bin paylaşım yapıldı, takipçi sayısı 30 bin, etkileşim oranıysa yüzde 300 artmış oldu.

Yazar – MERVE TUNÇEL – Zaman

Total 0 Comments

Leave a comment


E-bülten Listeme Katılın

Ücretsiz Kitap Bölüm paylaşımları için, E-bülten'e Kayıt Olun!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir